Eğer Parkinson hastası iseniz ya da bir yakınınız Parkinson hastası ise yalnız değilsiniz. Türkiye’de    100 000   civarında Parkinson hastası olduğu tahmin edilmektedir. Her yıl yaklaşık 10 000 civarında hastaya yeni teşhis konulmaktadır. Tüm dünyada 10 milyon hasta olduğu bilinmektedir.

Parkinson hastalığı nedir? 

Parkinson hastalığı yavaş ilerleyici dopamin üretimini sağlauan beyin hücrelerinde kayıp ile seyreden bir beyin hastalığıdır.

Dopamin  vücut hareketlerini kontrol eden diğer beyin bölgeleri arasında mesajlar ileten bir kimyasaldır. Dopamin insanların  akıcı ve koordine hareketler yapmalarını sağlar. İnsan beyninde belli bölgelerde dopamin üreten beyin hücreleri (nöronlar) bulunur. Bu hücreler beynin substabsiya nigra adı verilen belli bir alanında yoğunlaşmış halde bulunurlar.

Dopamin üreten hücrelerin %60 ila %80’i kayba uğradığında yeterli miktarda dopamin üretilemez ve Parkinson hastalığı belirtileri ortaya çıkar.

 

Parkinson Hastalığı Belirtileri

 

Parkinson Hastalığının Ana Belirtileri:

  • ♦Titreme ; istirahat halinde ortaya çıkan titreme ( tremor)
  • ♦Hareketlerde yavaşlama (bradikinezi)
  • ♦Kollar, bacaklar  veya gövdede sertlik (rijidite)
  • ♦Denge bozukluğu ve düşmeler (postural instabilite) Bu belirti hastalığın ilerlemiş evrelerinde ortaya çıkar ve ilk başvuru belirtilerinden olmayabilir

Parkinson Hastalığının İkincil Belirtileri:

  • ♦El yazısında küçülme (mikrografi)
  • ♦Etkilenen vücut  tarafında kol sallamada azalma
  • ♦Etkilenen vücut tarafındaki ayakta sürüme
  • ♦“Donma” – harekete başlamakta (özellikle yürümeye başlamakta) tereddüt hali, duraksama
  • ♦Yüz ifadesinde donuklaşma (hipomimi)
  • ♦Konuşma sesinde canlılık kaybı, boğuk konuşma (hipofoni)
  • ♦Geriye doğru düşme eğilimi
  • ♦Göz kırpma ve yutma reflekslerinde azalma

Diğer Belirtiler

  • ♦Uzamış depresyon
  • ♦Halüsinasyonlar
  • ♦Uyku bozuklukları (canlı rüyalar, uykuda konuşma, bağırma ve hareketlilik)
  • ♦Koku duyusunda azalma veya kayıp
  • ♦Kabızlık
  • ♦ğrı kesicilere yanıt vermeyen kol, bacak ağrıları
  • ♦Ciltte kepeklenme,   yağlanma

 

Parkinson Tanısı Nasıl Konulur?

Bir kişinin Parkinson Hastalığı olup olmadığını doğrulayacak bir test yoktur. Parkinson hastalığı klinik bir tanıdır ve muayene bulguları ile tanı konur.  Nöroloji uzmanı, Parkinson hastalığına benzer belirtileri olan diğer hastalıkları dışlamak amacıyla beyin filmleri ve kan testleri ister.

Parkinson Hastalığı tanısını koyarken hatırlanması gereken en önemli şey, hastalığın dört ana belirtisinden en az ikisinin bir nöroloji uzmanının tanıyı düşünmesini sağlamak için bir süredir bulunması gerekliliğidir.

Bu ana belirtiler :

  • ♦İstirahat halinde ortaya çıkan titreme (tremor)
  • ♦Hareketlerde yavaşlama ( bradikinezi)
  • ♦Kollar, bacaklar veya gövdede katılık ( rijidite)
  • ♦Denge sorunları ve muhtemel düşmeler ( postural instabilite)

 Nöroloji uzmanı tanıyı şunlara dayanarak koyar:

  • ♦Detaylı bir tıbbi öykü ve fizik muayene
  • ♦Parkinson Hastalığı’na benzer belirtilere neden olabilen ilaçları kullanıp kullanmadığınızdan emin olabilmek amacıyla mevcut ve geçmiş tedavilerinizin detaylı bir öyküsü
  • ♦Nöroloji uzmanının kol ve bacaklarınızın çevikliğini, kas tonusunu, yürüyüş ve dengenizi değerlendirmek için sizden bazı görevler yapmanızı isteyeceği detaylı bir nörolojik muayene

Parkinson  Hastalığı Tedavisi

Hastalığın ortadan tamamen kaldırılmasına veya önlenmesine yönelik bir tedavi henüz olmadığından, sizi tedavi eden doktorlar şu anda Parkinson hastalığının belirtilerini kontrol altına  almaya, günlük yaşantınızı mümkün oldukça kolaylaştırmaya  yönelik tedaviler üzerinde odaklanmıştır.
Parkinson hastalığının tedavisini kabaca üçe ayırmak mümkün;

 İlaç tedavisi

ilaç dışı tedavi 

cerrahi tedavi

Tedavide ilk adım Parkinson hastalığının  kalıcı bir beyin hastalığı olduğunu  ve bu hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların  ömür boyu kullanılması gerektiğini   kabul etmekten ve bu hastalıkla yaşamayı öğrenmekten oluşuyor.

Elimizdeki  tedavi yöntemleri ile  hastalarımızı uzun yıllar iyi bir hayat kalitesi ile yaşatmak mümkün. Onların da alacakları basit tedbirler ve uyacakları birtakım kurallarla hayatlarını kolaylaştırmak ellerinde. Hasta hastalığın özelliklerini bilirlerse  hayatını, aktivitelerini, hareketlerini ona göre şekillendirebilir. Örneğin çabuk yorulma Parkinson hastalığının bir özelliğidir ve Parkinson hastalarının yaklaşık yarısı yorgunluktan yakınırlar. Yorulduklarını hissederlerse yaptıkları işe  ara vermelerini ve sonra yeniden başlamalarını öneriyoruz. Ayrıca mutlaka kilo vermelerini  veya kilo almamalarını istiyoruz. Çünkü kilo zaten çabuk yorulan Parkinson hastasının hareketlerini daha da kısıtlayacaktır.

 

Parkinson hastalığının kendine ait bir diyeti yok. Bazı ilaçlar, proteinli gıdalarla beraber alındığında emilmeleri zorlaşır, beyne geçemeyebilirler. Bu nedenle o ilaçlar alınırken, proteinli gıdaların ilaçtan belli bir süre sonra tüketilmesini öneririz. Bunun dışında tüm insanlar için geçerli olan sağlıklı beslenme şekli, Parkinson hastaları için de geçerlidir.

Hastaların hem fiziksel hem de zihinsel olarak aktif kalmaları, düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmaları hastalığın ilerleme hızını yavaşlatacaktır.

Parkinson Hastalığının Tedavisi; İlaç Tedavisi Nasıl yapılıyor?

İlaç tedavisinde ana prensip  beyinde artık yeteri kadar üretilmeyen dopamin’i yerine koymaktır  Dopamin kan- beyin bariyerini aşamadığı için dopamin’in  kendisini veremiyoruz.  Bu yüzden tedavide dopamin‘in ön maddesini veriyoruz. Bu maddenin adı levodopa. Beyne geçen levodopa, beyindeki dopamin üreten hücreler tarafından dopamin‘e çevriliyor ve depolanıp kullanılmaya başlanıyor.
Bu ilaç halen Parkinson hastalığının en etkili tedavi yöntemi olarak kabul ediliyor. Levodopa, 1960‘lerin sonu 1970‘lerin başından beri kullanılan bir madde.

Levadopa   yanı sıra antikoninerjikler, MAO enzim inhibitörleri,  Dopamin agonistleri, Apamorfin gibi kullandığımız ilaçlarda mevcut. Bu ilaçlardan uygun olanını hastanın yaşına , şikayetlerinin özelliğine göre seçerek bazen birkaç ilacı birlikte vererek kullanıyoruz.

Parkinson hastalarında depresyona sık rastlanır bu nedenle tedaviye antideprasan ilaçlar eklenebilir.  Parkinson hastalığı ilerledikçe hastalarda  parkison hastalığına bağlı unutkanlıklar  gözlenebilir  ve buna bağlı “kolinesteraz inhibitörleri“ grubundan bir ilaç başlanabilir.

Parkinson Cerrahisi

Cerrahi müdahalenin geçmişi oldukça eskilere dayanır, ilk olarak 1940‘larda uygulandı. Ondan sonra etkili ilaçların ortaya çıkmasıyla rafa kaldırıldı.

Özellikle  levodopa‘nın uzun süreli kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan istem dışı hareketleri olan hastalarda çok işe yarayabileceği gösterildikten sonra Cerrahi yöntem 1990‘larm başından itibaren tekrar popüler olmaya başladı.

Parkinson hastalarının beyinlerinde bazı merkezler, dopamin eksikliğine bağlı olarak fazla çalışır.  Parkinson cerrahisinin amacı kontrolsüz olarak fazla çalışan bu bölgeleri daha az çalışır hale getirmektir. Bu amaçla da iki değişik yöntem uygulanıyor. Bunlardan bir tanesine “destruktif (harap edici)” ya da “yakma cerrahisi“,  ikincisine ise  “derin beyin stimülasyonu“ veya “elektrot ile uyarma“ veya “Pil takma cerrahisi” denir.

Parkinson Cerrahisi Hangi Hastalara Uygulanabilir?

  • ♦Açılıp kapanma dönemleri (on-off dönemleri) sık  ve tedaviye yanıtsız hastalar
  • ♦İlaca bağlı istemsiz hareketleri ( diskinezi) engellenemeyen hastalar
  • ♦Tedaviye rağmen günlük hayatını kısıtlayacak kadar titreme şikayeti olan hastalar
  • ♦İlaç yan etkileri nedeniyle Parkinson ilaçları uygun dozlara çıkılamayan hastalar

Parkinson  cerrahisi her Parkinson hastasına uygulanabilecek bir tedavi yöntemi değildir. İlaçlara rağmen bazı sıkıntıların çözümlenemediği hastalarda, ameliyat kararı verilmeden önce,  hastanın Parkinson hastalığı tedavisi  konusunda deneyimli bir nöroloji uzmanı tarafından  değerlendirilip uygun ilaç tedavisi aldığından  emin olunmalıdır.

Daha detaylı bilgi için aşağıdaki adresi yazılı Parkinson derneğinin sitesini  ziyaret edebilirsiniz

http://www.parkinsondernegi.org/

www.bursanoroloji.net  /  www.bursanoroloji.net

Diğer Yazılar