Migren her hastaya aynı tedavi protokolü ile başarılı olunabilecek bir hastalık değildir !

Migren ataklarının tedavisinde amaç atak şiddetini, süresini, sıklığını ve eşlik eden bulguları azaltarak hastayı en kısa zamanda  günlük yaşama döndürmek, ağrının kronikleşmesini ve hastanın aşırı analjezik tüketimini önlemektir.

Size migren tanısı koyduğum hastalarıma uyguladığım tedavi protokolümü anlatacağım.

Öncelikle hastanın ağrı öyküsünü ( kaç yaşında başladı? ağrının başlangıcına denk gelen sürede kişinin hayatında bir değişiklik oldu mu ? ağrıyı tetikleyen faktörler neler ? ağrıya eşlik eden başka fiziksel şikayetler var mı ? vs.) detaylıca sorgularım. Sonrasında muayenesi ve psikometrik testlerini yaparak; eğer gerek görürsem panoramik diş grafisi, beyin MR anjio, bazı kan tetkikleri ve lüzum halinde gerekli birkaç tetkik daha istedikten sonra hastanın hangi tedaviden en çok fayda göreceğine karar vererek bir tedavi planı yaparım .

Öncelikle migreni tetikleyen veya başlatan nedenler varsa bunları tespit ederek buna yönelik çözümler ararım.  Buna rağmen ataklar devam ederse ;

Ayda üç ve altında atak var ise sadece  atak tedavisi düşünebilirim..

Ancak ataklar ayda üç ve üzerinde ise, atak sayısı az olmasına rağmen süresi uzun ise, auralı, baziller, hemiplejik, vertiginöz migren düşünüyorsam; hastanın  şikayetleri, yaşı, diğer kullandığı ilaçları ve  diğer hastalıklarını göz önüne alınarak  ağrıların gelmesini önleyici, hastaya uygun olan   koruyucu ( profilaktik)  tedaviye  başlarım.

İlaç tedavisine rağmen atakları istenilen düzeyde azalmayan, ilaç tedavisi almak istemeyen, ilaç tedavisinin yan etkileri nedeniyle ilaçlara devam edemeyen, özel durumu nedeniyle ilaç tedavisi verilemeyen ( gebelik vs gibi ) veya migren baş ağrısını başlatan bozucu alanları tespit edilen kişilerde nöralterapi tedavisi seçeneğini tercih ederim

Bazı hastalarda nöralterapiyi migren tedavisinde tek başına kullanılabildiğim gibi bazen ilaç tedavisine destek olarak ta kullandığım durumlar olur.

İlaç tedavisi ile migren baş ağrıları istenilen düzeyde azalmayan hastalarda diğer bir seçenekte Botulinum A toksini (BOTOX) uygulamasıdır. Nöralterapi ve ilaç tedavisi ile yanıt alamayacağımı düşündüğüm veya nöralterapi seçeneği yerine botox tedavisini tercih eden hastalarımda bu tedavi seçeneğini kullanırım. Ancak nöralterapi ile çok olumlu sonuçlar aldığım için genelde bu tedavi seçeneğine pek ihtiyaç kalmaz.

Baş ağrıları özellikle stres faktörleri ile tetiklenen, altta yatan bir takım psikolojik sorunları olduğunu düşündüğüm hastalarda ise tedaviye psikoterapi veya hipnoterapi seçeneklerini eklerim.

Beslenme alışkanlıkları önemlidir; karbonhidrattan zengin beslenmek, insülin direncine sahip olmak, düzensiz beslenmek; migren ataklarını sıklaştırır bu nedenle beslenme alışkanlıklarını gözden geçirir ve yanlış beslenme alışkanlıklarını düzeltmeye yönelik önerilerde de bulunurum.

Migren her hastayı aynı reçete ile tedavi edebileceğimiz bir hastalık değildir bu nedenle her hasta kendi özünde değerlendirilmelidir. Aynı zamanda herkesin genetik yapısı farklı olduğu için her ilaç her hastada aynı yan etkiyi göstermeyeceği gibi aynı olumlu etkiyi de göstermez. Bu nedenle tedavi esnasında eğer olursa hissedilen yan etkiler ile ilgili olarak hastanın benimle irtibat halinde kalmasını isterim.

 

Dr. Ebru Parlayan
http://www.bursanoroloji.net/ ,http://www.ebruparlayan.com/