Uyku,  kişinin  sağlıklı bir yaşam geçirebilmesi için, sağlıklı olarak geçirmesi gereken günün üçte birini kapsayan, vücudun dinlenme ve yenilenme dönemidir.  Uyku kalitesini dolayısı ile insan sağlığını bozan  seksenden fazla uyku hastalığı  vardır. Uyku bozuklukları   gündüz uykululuğa ve dikkat dağınıklığına neden olarak trafik kazaları ve iş kazalarına neden olan bir halk sağlığı sorunudur.
Uykuda yeme bozukluğu, uykuda yürüme, altını ıslatma, kabuslar, uykuda bacak hareketleri , uyku apnesi   gibi uyku bozuklukları uykuyu kesintiye uğratarak kalitesini bozar.  Hayati tehlikesi olan uyku apnesini  daha detaylı anlatmak  hastalarda bu belirtilerin  olup olmadığını sorgulamak, ve uyku apnesinin sonuçlarını bilmek koruyucu hekimlik açısından faydalı olacaktır.
Horlama uykuda solunum bozukluğunun habercisidir.  Daralan hava yolundan nefes almak için kişi  aşırı  bir güç  harcamakta ve dar bir yoldan geçen hava horlama sesine neden olmaktadır. Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan araştırmalarda horlama erişkinlerin %10-30 unda saptanmıştır. Türkiye’de bu oran % 26 olarak bildirilmiştir. Horlayan her 100 kişiden birinde uyku apnesi de bulunmaktadır. Aşırı horlaması olan, aşırı kilolu, çene yapısı küçük, boyun yapısı kısa  ve kalın olan  kişilerde bu risk daha fazladır.

Uyku apnesi olan kişiler gece düzenli nefes alamazlar bunun sonucu olarak dokulara yeterli oksijen taşınamaz, ertesi gün yorgun ve uykulu olurlar.
Apnelerin varlığı; hipertansiyon, kalp yetmezliği, kalp krizi ve felç gibi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Ayrıca hipertansiyon ve diyabet hastalığı mevcut ise bunların kontrol altına alınmasını zorlaştırır, tekrarlayan felçlere, kalp krizlerine neden olabilir.

Gündüz uykululuğu iş kazalarına, trafik kazalarına neden olabilir.

Horlayan bir kişide horlama kesilir bir süre sonra derin ve gürültülü  bir horlama sesi ardından kişi tekrar  nefes almaya başlar. Bu durum uyku apnesi  için çok tipik bir durumdur.
Uyku sırasında tüm kaslar gibi solunum kasları da gevşer, ancak normal insanlarda bu durum soruna neden olmaz.  Bazı hastalarda bu gevşeme daha belirgindir ve bu gevşeme solunumu zorlaştırarak  horlama  ve uyku apnesine neden olur.

 Resim1

Hastanın gündüz aşırı uykululuğunun tespiti,  apnenin derecesi ve tipinin tayini  amacıyla polisomnografi tetkiki yapılır (resim 1)

 

 resim 2

Polisomnografi tetkiki  bu sistemin bulunduğu hastanelerde veya taşınabilir cihazlar ile evinizde, hastanın vücuduna  uyku ve solunumu kayıt edebilmek için bazı  elektrotlar  yerleştirilerek yapılır (resim 2).Tüm gece uykuda yapılan polisomnografi  tetkiki    bu konuda uzman hekim tarafından  değerlendirilerek;  solunum durmalarının süresi, sıklığı ve  bu  sırada  ortaya  çıkan normal dışı bulgular   hastaya rapor halinde bildirilir. Bu sonuçlar tedavinin nasıl yapılacağı hakkında önemli bilgiler vermektedir.Bu test bir uyku merkezi yerine evinizde kendi yatağınızda  yapılabilir. Uluslar arası standartlara uygun  taşınabilir uyku cihazları ile  tüm gece deneyimli uyku teknisyeni gözetiminde  kendi yatağınızda hastane stresine girmeden doğal uykunuzda bu uyku test yapılarak sağlıklı sonuçlar elde edilir.Polisomnografi kayıtlarınız bu konuda uzman hekim tarafından  incelenip analiz edilerek   uyku testi raporunuz hazırlanır.  Sonuçlarınıza göre hekiminiz  cerrahi tedavi, ilaç tedavisi, ağız içi aparey , mekanik ventilasyon tedavisinden  uygun olanını size  önerir.

►Şiddetli horlama var ise,
►Uykudan boğulma hissi ile uyanıyorsa ,
►Yakınları tarafından uykuda nefesinin durduğu söyleniyor  ise  ( tanıklı apne),
►Gün içinde isteği dışında uyuklama hali oluyor ise,
►Sabah uykusunu  alamadan, yorgun, ağız- burun kuruluğu ile uyanıyorsa,
►Her sabah baş ağrısı ile uyanıyorsa,
►Diyet ve ilaçlara rağmen düzene girmeyen tansiyon  ve kan şekeri yüksekliği  problemi varsa,
Bu kişide uyku apnesi olabilir muhakkak polisomnografi testi yapılması gerekir. Dr. Ebru Parlayan

www.bursanoroloji.net  /  www.ebruparlayan.com